Archive for the ‘Her Telden’ Category
2 sene önce smile adsl kampanyasına başvurarak internet almıştım. Tabi kullanıcı sözleşmesini okumadığımdan 2 sene zorla bana kullandırttılar. 4 gb sınırlı kullanmama rağmen her ay 50 tl fatura ödemektende yorulmuş vaziyetteyim. Bugün maillerimin arasında smile adsl faturasına rastladım. Aşağıda resimde göreceğiniz üzere toplam ödenecek tutar 5 tl yazmakta
Neden böyle yaptılar bana torpil mi geçiyorlar anlamış değilim. Süre normal 1 ay, son 2 aydır fatura ödemiyorum. Yorumsuz olarak bırakıyorum yazımı burada.
“Kendine iyi bak” bir veda degil elveda cümlesidir çogu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasini gizler içinde…
“Kendine iyi bak.” Çünkü bundan sonra ben yaninda olmayacagim. Olamayacagim. Istesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmani istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.“
“Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden baskasi olmayacak yaninda sana bakacak. Ben olmayacagim. Kendine iyi bak ve beni düsünme. Çünkü ben de seni düsünmeyecegim artik. Arama sakin beni, yazma, çünkü ben yazmayacagim. Sil beni yüreginden, çünkü ben silecegim. Fakat, yasanilan, paylasilan güzel seyler hatirina sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.”
Gerçekten birinciliciği hakkettiğine inanıyorum. Kaç gündür sürekli dinliyorum fakat hiç sıkılmadım
Başından büyük bir aşk geçmemiş her kadın için, bu bir eksikliktir;
Başından büyük bir aşk geçmiş her erkek için ise, bu bir fazlalıktır.
Erkeğin hayatında belki bir aşka yer vardır. Kadının ise aşkında belki bir hayata…
Erkekler deli gibi aşık olurlar, zamanla akıllanırlar. Kadınlar ise akıllı gibi aşık olurlar, zamanla delirirler.
Aşk, kadını ve erkeği farklı etkiler. Aşık olan kadının gözünde başka hiçbir şeyin değeri kalmaz. Aşık olan erkeğin gözünde ise herşey yeniden değerlenir.
Çünkü aşık kadın “nasıl olsa bitecek” sezgisi ile hareket eder.. Aşık erkek ise “nasıl olsa sonsuza dek sürecek” yanılgısıyla… Aşık kadınlar bu yüzden hep endişeli ve huzursuzdurlar; Aşık erkekler ise melekler gibi dingin ve aptallar gibi bön.
Aşık olmak erkeğe yakışır. Kadına asla. Kadına yakışan sadece aşktır.
Aşksız bir erkek kendini kölesiz bir efendi gibi hisseder, Aşksız bir kadın ise efendisiz bir köle. Kadın ne ister? Ne mi ister? Hepsini ister. Ve aynı anda.
Peki erkekler ne ister? Hem sevgili karıları hem de haremleri olsun isterler. Peki neden korkarlar? Hem karısız hem de haremsiz kalmaktan korkarlar.
Kadın erkeğinin kendisine kul köle olmasını ister; olunca da ondan nefret eder. Erkek ise kadının kendisine köle olmasını istemez; olunca da onu sever.
Bir erkek kadından bıktığı için onu terk eder; Bir kadın ise erkeğinden sıkıldığı için. Arada çok önemli bir fark var. Bir erkek doyduğu için kadınından bıkar. Bir kadın ise doyamadığı için erkeğinden sıkılır.
Kadın terk edildiği ve aldatıldığı zamanlarda, bir de boşanırken hiç tereddüt etmez. Kararlı, şuurlu ve son derece akıllı biçimde bütün strateji ve nokta hücumu taktikleriyle delirir. Delilik, kadınların aklıdır.. Ve sadece bu özellikleri bile, onların erkeklerden daha üstün kabul edilmeleri için yeterli bir sebeptir.
Kadınlar, sezgileriyle her şeyi bilirler. Erkekler ise akıllarıyla hiçbir şeyi bilemezler…
Kadınlar her şeyi görürler. Göremediklerini duyarlar. Duyamadıklarını ise sezerler.
Dişilik yalnız algı kapılarını değil, bütün telepati, sezgi, altıncı his ve üçüncü göz kapılarını açan, Mescaline, Psilosibin kadar güçlü bir iksirdir.
Kadınların sezgileri o kadar olağanüstüdür ki, onları erkeklerden çok daha üstün saymamak için hiçbir neden yok.
Sezgi de neymiş mi dediniz? Aklın eli, kolu, gözü, kulağı ve burnudur. Aklın dürbünü, pusulası ve radarıdır. Şahini ve tazısıdır. Kapanı, tuzağı ve oltasıdır. Sezgi en kurnaz avcıdır. Sezgi olmasa ne bilim, ne felsefe, ne sanat olurdu.
Akıl mı? Akıl sezginin uşağıdır. O kadar.. Sezgileri yerine bilgileri ile hareket eden bilgiç kadınlar kadar itici yaratıklar düşünemem. Akıllıları ve kültürlüleri ise itici değillerdir, ama sıkıcı olurlar çoğu zaman.
Kadına en çok yarayan ne akıl, ne bilgi, ne de kültürdür. İnce ve şuh bir zekadır…
Facebook bi çok internet kullanıcısının olduğu gibi benimde düzenli olarak ziyaret ettiğim sitelerin başında gelmektedir. Tabi haber akışından sürekli birilerinin gruba katıldı mesajlarını okuyorum. Güzel, ilgi çekici, cidden amacına uygun gruplar olduğu gibi bazı zeki arkadaşlar özellikle biz türklerin dini ve duygusal açıklarını kullanarak gereksiz bir çok gruba üye olmamızı sağlıyorlar ve bu sayede kendileride ufak veya büyük bir rand elde etmiş oluyor.
Peki bu nasıl oluyor?
Kullananlar bilirler facebook’ta toplu mesaj gönderme imkanı normal şartlar altında yoktur. Fakat bir grubunuz varsa işiniz iş. Topluca grubunuzdaki tüm üyelere mesaj gönderebiliyorsunuz. Birde grubunuzda binlerce üyeniz varsa tamamdır aylık düzenli gelir sahibisiniz
Bu zeki arkadaşlar gruplarına binlerce üye kaydolduktan sonra topluca ya kendi reklamlarını ya da ücretli olarak aldıkları reklamları grup üyelerine yolluyorlar.
Buna işte Türk zekası mı denir yoksa ne kadar vahim bir durumdayız mı siz karar verin.
Sağlıcakla kalın…
Aradım sordum her saniye seni
Geçmek bilmedi, bilmiyor sayamadım günleri
Elimde resmin, kokun sardı her yeri
Bir bilsen ne kadar özledim seni
.
Yüzün aklımdan bir an olsun çıkmadı
Aklımda hayalin, yüreğimde yanıyor aşk ateşi
Aşkın sarmış tüm bedenimi
Bir bilsen ne kadar özledim seni
.
Sensiz geçmedi, geçiremedim günleri
Sensin dünyamın bugünü yarını
Anla artık çok seviyorum seni
Bir bilsen ne kadar özledim seni
Yanar yüreğim, herşey hüsran olur
Acı, dert, tasa artık kaderim olur
Yaşam bana artık haram zindan olur
Bir gün gidersen eğer
.
Adın düşmez dilimden bir an
Ağlarım, yanarım her an
Unutturamaz asla seni zaman
Bir gün gidersen eğer
.
Bulamam senin gibisini bilirim
Ben seninle güldüm, seninle gülerim
Sensiz geçmez bir günüm
Bir gün gidersen eğer.
İnsanlar başarı elde eder ve bu başarıyı kutlamaları en doğal haklarıdır. Buna gölge düşüren, göz diken, tecavüzde bulunan, küfreden insanlar ki bu insanlara insan demek ne kadar doğru bilemiyorum onlara sesleniyorum. Neden bunu yapıyorum ? Bi önceki yazımda (burada) gördüğünüz üzere sadece kendi çapımda bir mutluluk yazısı yazmıştım. Tabi bunu kaldıramayan kendine yediremeyn bazı seviyesiz arkadaşlar olmuş
Tutmuşlar kendi çaplarında mesaj, yorum gönderip güya onlar da benden acısını çıkarmaya çalışıyorlar. Yazılanlar benim için sorun değil tek tuşla herşeyi iptal edebilir ve kaldırabilirim. Neyse lafı fazla uzatmayacağım buna şuan gerçekten vaktim yok. Diyeceğim o ki zaferi tebrik etmeli ona buna bulaşıp da seviyesizliğinizi belli etmeye gerek yok. Kendine ve seviyesine güvenen de oturup adam gibi tartışır. Fenerbahçe Kadıköy’de Galatasaray’ı yener bu böyle geldi böyle gider umutlanmanın, boşuna uğraşmanın anlamı yok
İt ürür, kervan yürür boşuna uğraşmayalım lütfen. (Üzerine kimse alınmasın alınması gerekenler küfür eden az değerli bazı kişilerdir
.)
Yazıma fotosporun bugün ki manşetiyle son veriyorum.
Biliyorum galatasaraylı arkadaşlar çok kızacaklar ama ne yapalım biraz sevinmek biraz da takılmak gerekli. Ne olursa olsun fenerin ölüsünün bile galatasarayı çok rahat yenebileceği herkes tarafından bilinen bir olay
Sağolsun ki takımın beni yarı yolda bırakmadı başım önde değil. Teşekkürler FENERBAHÇE.
Bi kaç tane takımın resmini ekleyip olaya son vereyim fazla yüklenmeyeyim ne olur ne olmaz
Resimleri eskiden ekliyorum acı daha taze ben de alevlendirmeyim daha fazla. İnşallah 4-1′in resimlerini gelecek sene bu zamanlar ekleriz
