1 senelik blogumda son 3-4 aydır sürekli beni tanıyan biri tarafından küfür ve hakaret içerikli yorum yapılmaktaydı. Bu yorumları bekletmeden silip, engelleme listesine almaktaydım. Son bir kaç haftadır da yorum yapsa da bu kişi hakkında suç duyurusunda bulunsam diye beklemedeydim. Ve istediğim oldu. O kişi (ismi lazım değil) dün akşam saat 23:47 sularında o güzel yorumlarından 5 tane yapmış bulunmakta . Bende hemen yorumların ekran görüntülerini ve mail çıktılarını alıp bilgisayarıma bir güzel kaydettim. Hakkında hemen bir adet dilekçe yazıp çıktılarını aldım.
Profesyonel web kullanıcıları bilirler ki kullanılan ip kimse türk telekom tarafından kaydedilip, saati ve tarihi söylendiğinde savcılık kim olduğunu bulabilmektedir. Amatör ve kendini bilmez kişiler anca bana birşey olmaz edasıyla internet ortamında futursuzca davranırlar. Bilmezler ki bir dilekçe nelere mal olabilir İşte bende bu yorum yapan kişi hakkında 28.07.2009 tarihinde dilekçemi savcılığa vereceğim. Tanıdığım kişi olduğunu düşündüğümden dolayı bir kaç gün bana ulaşma imkanı tanıyorum . Bu süre zarfında bana ulaşırsa vermekten vazgeçebilirim ama şayet ulaşmazsa kim olduğu hakkında dilekçe dediğim tarihte savcılıkta olacaktır.
Siz siz olun böyle kişilere bu imkanları vermeyin ve yine siz siz olun sanal ortamda sorun teşkil edebilecek bir takım davranışlar içine girmeyin.
Dilekçenin ekran resmi : (Tıklayıp büyütebilirsiniz)
Ve o güzel yorumlarının resmi : (Tıklayıp büyütebilirsiniz)
Yorucu bir sınav sezonu ve yine yorucu bir takım işlerim dolayısıyla bloguma pek zaman ayıramıyorum ve bunların hiç birisi bahane sayılmaz e bunu da çok iyi biliyorum . Anlatmak istediğim, sorulan bir çok şeye yanıt veremediğimin farkındayım bu yüzden özürlerimi iletmek sanırım bir borç benim için. Herkes gibi bir hevesle açmıştım fakat nedense bir türlü oturup takip edip, yenileyemiyorum. Özgün yazılar yazmak için zaman ayıramıyorum. Buna rağmen Google tarafından sanırım seviliyorum. Google her pagerank güncellemesinde beni bir üst kademeye taşıyor. Şuan pagerank değerim 3 .
Söylemek istediğim diğer bir konu ise gereksiz küfürlü yorum yapan kendini bilmez insanlıktan bir nebze olsun nasibini alamamış o yaratıklara seslenmek . Neden insan kendini gizleyipde gerizekalı davranışlarda bulunuyor bunu anlamış değilim. Boş insansınız bir işe yaramıyorsunuz bunu sizi tanıyanlar mutlaka çok iyi biliyordur fakat bu eşsiz özelliklerinizi neden ulu orta sergilemekten kaçınmıyorsunuz . Zavallısınız her halinizden belli bunu belirtmek ile de karakterinizin ne kadar alçak olduğunu göstermeyin bari.
Neyse yazımı fazla uzatmadan Yeniden Merhaba diyerek umarım bu yaz yararlı yazılar yazmaya gayret edeceğim.
“Kendine iyi bak” bir veda degil elveda cümlesidir çogu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasini gizler içinde…
“Kendine iyi bak.” Çünkü bundan sonra ben yaninda olmayacagim. Olamayacagim. Istesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmani istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.“
“Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden baskasi olmayacak yaninda sana bakacak. Ben olmayacagim. Kendine iyi bak ve beni düsünme. Çünkü ben de seni düsünmeyecegim artik. Arama sakin beni, yazma, çünkü ben yazmayacagim. Sil beni yüreginden, çünkü ben silecegim. Fakat, yasanilan, paylasilan güzel seyler hatirina sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.”
Şu an 22 yaşına girmiş bir genç olarak bir sene daha yaşlanmanın hüzlü, sevenlerim sayesinde de mutluluğu yaşıyorum. Nedense her sene bugün (18 Nisan) içimi bir hüzün kaplar. Çevremde benim için birşeyler yapmaya çalışan bir çok insan olsada keyfini çıkaramayıp kendimi hüzünlendirmeyi başarabiliyorum.
Bu sene diğerlerinden farklıydı aslında. Büyümenin ve hayatın bize verdiği yükler sayesinde doğum gününü unutur olduk.
Yeni yaşımı kutlamayı unutmayan, benim için birşeyler yapan ve yapmaya çalışan tüm sevdiklerime teşekkür ediyorum. Bugün benim için özel çaba harcayan biricik ablama da ona kendisini çok sevdiğimi söylemek istiyorum.
Son 1 haftadır yaşadığım sunucu problemleri yüzünden kendi blogumda ve sitelerim çoğunda veri kaybı yaşadım. Kesintilerden dolayı herkesten özür diler yeni sunucumda böyle bir durumla karşılaşılmayacağını belirtmek isterim.
Sensin bu gönlümün tek çaresi
Kimse olmaz olamaz derdimin ilacı
Derdimin dermanı sende gizli
Dermanım sensin anlatamadım.
‘
Yakıyor hasretin kavuruyor bu bedeni
Bir bilsen ne kadar çok özledim seni
Hiçbir şey söndüremiyor bu alevi
Hasretim sensin anlatamadım.
‘
Aklımdasın çıkmıyorsun bir an
Özlemin bir alev yakıyor heran
Yüreğimde saklısın sensin derman
Sevdiğim sensin anlatamadım.
‘
Birgün anlarsın seni ne çok sevdiğimi
Sensiz bir günümün geçmeyeceğini
Hergün senin için yeminler ettiğimi
Yeminim sensin anlatamadım.
‘
Hayatım sensiz geçmeyecek bilirim
Seninle ömür yetmez bilirim
Seninle geçsin her günüm bunu isterim
Hayatım sensin anlatamadım.
‘
Dün belki yoktun bugün varsın
Sensiz istemem hayatı artık kalsın
Ne olur sende sev beni anlarsın
Yarınım sensin anlatamadım.
‘
Sen olmadan çekilmez bu çile
Yarınım sen ol istiyorum herşeyimle
Sensiz yaşamam bunu anla diye
Yazdım bu şiiri ama anlatamadım
Herşeyim sensin anlatamadım.
Bu gece farkettim ki hayatımız hep belkilerle ve keşkelerle dolu. Belki yaparız, belki ederiz diyoruz hep, keşke yapabilseydik, keşke olsaydı. Yaşayamadığımız yaşamak istediğimiz anları hayal ediyoruz. İstiyoruz arzuluyoruz bir çok şeyi. Ama hep belki diyoruz, hep belki ile başlayan cümleler kuruyoruz, keşke olsaydı, keşke olabilseydi diyoruz. Hep erteliyoruz belki de yapamayacağız, bizim olmayacak güzel hayallerin peşindeyiz. Belki hayat sürüklüyor bizi bu duruma belki de biz kendimiz sürüklüyoruz kendimizi. Ne kadar üzücü. Keşkeler ve belkiler hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olmuş artık. Hep denir; keşke keşke diyemeseydik. Keşke keşke ile başlayan cümleler kuramasaydık. Doğdudur bu hemde çok doğru ama acaba nedir insanı keşkelere yiten sebep ? Hayaller mi, aç gözlülük mü, umutlar mı, aşklar mı, sevgiler sevdalar mı? Bu sorunun cevabı kişiye göre değişir diye düşünüyorum. Biliyorum ki hayatta keşkeler ve belkiler eksik olmayacak. Belki erteleyeceğiz hayallerimizi, özlemlerimizi, sevgilerimizi ve isteklerimizi. Belki de hiç yaşamayacağız ama yine de hayatın herşeyiyle güzel olduğunu biliyorum.
Hayatınızda keşke dediğiniz herşeyin iyi ki olmuş olması dileğiyle…
Bu blogu açtığımda kendim, programlama hakkında özgün yazılar yazma peşindeydim. Ama blogumdan o kadar ayrı kalıyorum ki okuyanlar var ise bunun farkındadırlar. Sistem kodlamaları, bütünlemeler derken gerçekten sizlerle arayı baya açtık. En kısa zamanda yeni makalelerle sizlerle beraber olma ümidiyle.