Ve sonunda bitti :)

Kategori: (Benden) Yazan: admin, 24-08-2012

Çok uzun zamandır yazmıyordum bloguma. Bu gün geldi çattı diye düşünüyorum. Bayramlar, yılbaşılar ne günler geldi geçti de yazamadım. Hayatımda o kadar çok şey değişti ki tek tek anlatmak bile yetmez. Günler geceler ne de çabuk geldi geçti. Hey gidi günler diyesi geliyor insanın :) . Yazacak pek birşey bulamıyorum. Bu gün sadece bir fotograf paylaşmak istiyorum. Sanırım herşeyi anlatan resim bu olsa gerek. Çok önce olsada bugün koymak geldi. Aslında bir abim vesile oldu desem yeridir. Herşey kendisinin hastam olarak gelip, resmi çektikten sonra bana atmasıyla başladı.

Hayat devam ederken

Kategori: (Benden) Yazan: admin, 12-10-2011

Öyle bir anda, öyle bir girdin ki hayatıma artık sensiz hiç birşey yapamaz oldum. Ne nefes alabilirim, ne gülebilirim, ne konuşabilirim… Huzuru, mutluluğu yanında gülen gözlerinde buluyorum. Bir gülüşünde, bir bakışında huzuru buluyor gözlerim. Sevgin içime doğan bir güneş, içimde yanan bir ateş. Sıcaklığınla ısınıyor kalbim, ısınıyor her hücrem. Yüzümdeki tebessümün, gözümdeki parlaklığın, kalbimdeki sevginin, aklımdaki umudun, hayalimdeki günlerin, yazılarımdaki her satırın sebebi sensin artık. Kelimeler kifayetsiz kalmasını, cümlelerin anlamını yitirmesini, sözcüklerin yetersizliğini şimdi çok iyi anladım artık. Sensizlik mi? Düşünemediğim  tek şey oldu artık.

Şuan ne yapıyorsun, nelerle uğraşıyor, nelere gülüyorsun bilmiyorum ama ben seninle konuşuyor, seninle uğraşıyor, seninle gülüyorum. Ve bil ki sen bunların tek sebebi, tek sahibisin. Sen vazgeçemeyeceğim tek şey, benim en değerli şeyimsin. Ve bil ki sen benim Bitanemsin.

Öyle işte :)

Kategori: (Benden) Yazan: admin, 23-05-2011

Ne yazacağım konusunda tek bir fikrimin bile olmadığı, belki de saçmalayacağım bu yazımda öyle işte ile biten cümleler kurmaya özen göstereceğim :) Hep anlamlı gerekli şeyler yazmak zorunda olmadığıma göre bugünde benim dağıtma günüm. Kimse anlamayacak belki, saçmaladığımı düşünecek ama benim için anlamlı. Belki de önemsiz bir mayıs gününü anlamlaştırmak. Öyle işte :) . Hayatın özel ve güzel günlerinden biri. Hissetmediğiniz duyguların yaşandığı değer ve değerli bulunduğunuz, bulduğunuz bir gün. Öyle işte biten cümlelerin sonunda tebessümle ayrılan yüzler. Uzatılan yollar, kısalan mesafeler. Öyle işte :) . Anlamsızlaşan dünyada, anlamsızlaşan insanların yanında anlamlı bulunan şeyler. Ne garip ne tuhaf. Süregen bir hayatın içinde gülen bir göz. Öyle işte :) . Yazımı bu sefer çok kısa tutuyorum ve Erkan Kızılaslan’ın o içinde atların kılıçların sesi bulunan Şövalye parçasını sizlere sunuyorum. Öyle işte :) .

Garanti Bankasında Hesap Açtırma Zulmü

Kategori: (Benden) Yazan: admin, 16-04-2011

Etiketler : , , ,

Kayseri Garanti Bankasının merkez şubesinde gerekli olduğu için bir hesap açtırma gafletinde bulundum. Çalışan 3 müşteri temsilcisinin biriyle görüşmek için saat 1′de aldığım sıranın 5′e 20 dakika kalınca gelmiş olması beni inanılmaz mutlu etti. 3 müşteri temsilcisi dediğim sizi sevindirmesin bir tanesi zaten 2 saat boyunca kullanım dışı kalmıştı. Sanırım temsilcinin işlemcisinde bir problem olduğundan geç yanıt veriyordu. Uzun bir süre bekleyişin ardından sonunda o canım müşteri temsilcisiyle görüşme fırsatı buldum. Hesap açtırmak istediğimi söylediğimde direk bana 49 Tl ücreti var diye yanıt veren temsilci önemsiz olduğunu fakat öğrenci olduğumu söylediğimde onun için üniversite şubesine gideceksiniz ve yine hesap ücretini ödeyeceksiniz yanıtını verdi. İyice devlet dairesine döndüğünün farkına o an varmış oldum. Normal hesap istediğimi ve ücreti yatıracağımı söyledikten sonra bana verdiği yaklaşık olarak 60 sayfa kadar kağıdı arkalı önlü imzalamı istedi. Bu nedir dediğimde tercih meselesi diyen temsilcimiz sayesinde hayatımda atmadığım 100′den fazla imzayı attım. Bugün sahip olduğum herşey, arabam, evim hatta kendim bile Garanti Bankasının malı oldum sanıyorum. Yarın gelseler sen bizimsin işte imzan deseler ses çıkartamam. İmzaların sonunda temsilcimizin işleri yarım saatte bitirmesi neticesinde hesabıma sonunda kavuştum. Bu bir şikayet değildir, Garanti Bankası hesap açtırma zulmünün ve beni soyarak aldığı paranın basit bir özetidir. Teşekkür ederim.

Sona bir adım kaldı :)

Kategori: (Benden) Yazan: admin, 01-04-2011

Sonunda bitti mi desem, sona mı geldik desem diye çok düşündüğüm yazımın başlığını bir adım kaldı olarak koymayı uygun gördüm. Neden bir adım kaldı ve neden mutluyum? Öncelikle uzatmış olduğum okulumda vermiş olduğum dersin sevinci hala yüzümde tebessüm oluşturuyor :) . Kalan son adımın olması ayrı bir tad bırakıyor. Sonunda hayatla tanışacak olmak (her ne kadar tanışmış olsakda) ayrı bir haz veriyor. Hiç bir burukluğun, hiç bir hüznün olmadığı şu günde tebessümden başka birşeyde gelmiyor :) . Yapılan planların, emeklerin çöpe gittiği üzecekmiş gibi görünsede hiç birşeyin o kadarda önemli olmayışı ne kadar da güzel. İnsan anlıyor ki hayat, oyun da oynasa, cefa da çektirse gün geliyor ki sefa da sürdürüyor. Planların değiştiği hayatımda şuan sıra yeni planlara geldi :) . Yapılmış olan ve hala sürüp gelen yeni işler, yeni şehirler, yeni insalar, yeni projeler, yeni aşklar, yeni tadlar, yeni dostluklar, yeni duygular, yeni şarkılar. Herşeyin yeni olduğu eskinin umurunuzda olmadığı iyi günler :) Sona bir adım kaldı, o adım da artık çok yakında…

İkinci hayat

Kategori: (Benden, Her Telden) Yazan: admin, 01-02-2011

Kimse önceden söylemez ama ikinci hayata başlamak için ya dostlar çevirecek sana sırtını ya da sen dostlara. Kimse bahsetmez doğruların yanlışlara karıştığı bir zamandan, herkesin bir yana dağıldığı, kendi yaptıklarımızın kendi yuvamızı salladığı zamandan. İkinci bir şans kazanmak, ilk şansı kaybetmek demektir, tam kazanacakken birden yenilmek demektir. İkinci hayat ilkinde ihanete uğramak değil, ilkine ihanet etmektir. Herkes ikinci hayatı yeni bir şans olarak görür, ama öyle değildir.

Neden yazmıyorum?

Kategori: (Benden) Yazan: admin, 26-01-2011

Blogumu takip edenler uzun süre yazmadığımın farkındadırlar. Bende neden yazmıyorum diye küçük bir yazı yazmak istedim. Bu sıralar bitirmem gereken bir sinema sistemi için yoğun bir çaba ile çalışmaktayım. Ayrıca bi süredir öğrendiğim delphi ile php ve exe tabanlı public bir uygulama geliştiriyorum. Bunları yaparken değinmek istediğim ufak bir mevzu var. Pis iş yaptığımı iddia ederler varmış. Programcı insan süpermarket gibidir. Reyonunda içki de satar, ekmekde. Ne yapmış önemli değildir bugün içki satan bir tekel bayideki adama sen içiyorsun hükmüyle yaklaşmak gayet aptalca bir durumdur haksız mıyım? Sonuçta ben yazdığım koda bakarım. Asıl söylenecek olan da kodu alıp ne amaçla kullandığındır. Bugün kod nedir neyle nasıl yazılır, bilgisayarı facebookdan ibaret sanan insanlar, googda bulduğu herşeyi gerçek sanıp spam hit nedir, ne değildir, nasıl yapılır bilmeyenler bu yazıyı birkez okusa sanırım hoş olur. Sizce de doğru değil mi?

Son zamanlarda birde dizi takıntım başladı nedense. Film dizi izlemek hobilerim arasında zaten. Çünkü öyle çok izliyorum ki ben bile hangisini izledim bilmiyorum. Bazen bi filmi açıyorum girişinde ben bunu izlemiştim diye kapattığım oluyor. Neyse konuyu dağıtmadan izlediğim Behzat Ç.’deki giriş bölümündeki sahneyi sizlere izletmek istiyorum. Sanırım 11 yada 12 bölümde. Kaç defa izledim ben bile hatırlamıyorum. Buyrun izleyelim.;

Dizinin şuan 16 bölümü falan var sanırım. Benim izlediğim o kadar :) . Kendimle çok bağdaştırıyorum sanırm ondandır. Umursamaz, dinlemez ve sabırsız. Neyse giriş bölümünde bu 2 dk’lık video da çok güzel cümleler kullanılmış içten dinleyenler anlarlar. Kimi kızım der, kimi annem, kimi sevgilim. Siz ne düşünüyorsanız o olsun :) Yazalım bence çok anlamlı sözler.

Seni intihar ettiğin gün tanıdım kızım. Ne kadar doğru birini öyle zamanlarda tanırız. Yağmur yağar, durur, sonra tekrar yağar. Doğru değil mi? Hayat hep bi öyle bir böyledir ne fark eder. Yanlış yolda yürümek doğru yolda beklemekten daha iyidir. Ve en güzelide bir sürü doğru söyledik ama hiç burnumuz kısalmadı ki. Ne kadar doğru ne yapsanızda fark etmez.

Bu seferlik bu kadar. Okuyan herkese teşekkürler.

Unutma ben artık o eski Ben değilim

Kategori: (Benden) Yazan: admin, 14-12-2010

Murat Soydemi hakkaten çok güzel söylemiş. Bir kere dinlenmeli diye düşünüyorum.

Sevdiğim ikinci kadınsın sen

Kategori: (Benden, Her Telden) Yazan: admin, 19-11-2010

Sevdiğim ikinci kadınsın sen,
İlkini sevmeye mecburdum,
Çok iyiliği oldu bana,
Ve hayatımda hiç bir mecburiyeti,
Onun kadar sevmedim.
Sevdiğim ikinci kadınsın sen,
İlkinin yerini alman mümkün değil.
O öğretti bana sevmeyi.
O öğretmesene sevemezdim seni bile inan.
O tuttuğu için ellerimden,
Yürümeyi öğrendim,
Koşabildim sana.
Onun gözlerine benzediği için gözlerin,
Alamadım gözlerimi senden.
Sana aşığım, seni seviyorum.
Sevdiğim ikinci kadınsın sen.
Hayatım boyunca omuzumda taşıyorum onu,
Ve sen her sabahımdasın,
Kıskanma,
Alfabede bile senin adının baş harfi ondan sonra gelir.
Kalbim şimdi senin.
Onun kadar sev beni kafi.
O doğurdu, sen öldürdün.

Devamını oku »

Artık çaresi yok

Kategori: (Benden) Yazan: admin, 13-08-2010

Öyle bir duruma geldik, öyle bir parçaladık ki bizi, kendimizi, artık ne çare ne de çözüm var. Bedenimizi öyle bir pis miktop kaplamış ki ne ilacı var ne hekimi. Ruhumuzu ise esir almış artık dinmek bilmeyen yangınlar. Paramparça olmuş herşeyimiz. Dağılmışız, kırılmışız, binbir parçaya bölünmüşüz. Var mıdır dünya da böyle birşeyi birleştirecek bir güç. Sanmam yoktur. Çünkü önce biz bizi bölmüşüz, kirletmişiz. Havada süzülen bir yağmur damlası kadar temizken herşey,  aynı damlanın yere düştüğü gibi de kirlenmişiz.

Belki dur derdi birisi arkasından, gitme der tutardı elini, eller beraber ayrılmasaydı, bırakmasaydı iki yürekte birbirini. O kopmaz denilen bağları koparmasalardı. Uzatılmasaydı başka eller. Yaklaşmasaydı, görmeseydi. Söylenmeseydi, söylemeseydi karşındaki yıpranmış yüreğe o sözler, sıkmasaydın, sıktırmasaydın o son kurşunu.

Ne kendine iyi bak demek yakışır, ne de hakkını helal et. Yüzüne bakarak bitti herşey demek bile yanlıştır. Ama bitmiştir herşey. Dil söylemese de, yürek istemese de bitmiştir. Geri dönüşü yoktur bu gidişin ve dönecek limanı yoktur bu giden geminin. Ne ağıt yakmak doğrudur ardından ne de bir mendil sallamak. Yanlışlıklar denizinden kurtulurken bir kulaç daha atmamaktır yanlışlığa.

Bırak artık sana uzatılan eli, kopar artık kalbindeki ipleri, unut artık mazide kalan geçmişini, çaresi yok artık izleme gidişini.

13 Ağustos 2010 Cuma 07:54